Çarşamba , Aralık 7 2022

Devlet Oyunları Filminin Meta-Etik ve Ahlak Felsefesi Açısından Analizi

Devlet Oyunları filminde gazetecilerin bir olayı incelerken yaşadıkları etik sorunsalı işlenmektedir. Bir gazeteci olayı haber olarak görürken başka bir gazeteci olayı yakın çevresinden biri veya birileri yaşamış gibi değerlendirmektedir. Diğer yandan para kazanmak için satışları düşünen başka bir tarafla da karşı karşıyayızdır. Kötü bir olayın açığa çıkartılıp haberleştirilmesi için her yol izlenebilir mi yoksa gazetecilik etiğine ters gidilmesi durumunda nasıl bir tutum sergilenmelidir gibisinden sorular işlenmektedir.

Fatih SERBEST yazdı.

Globe gazetesinde çalışan McAffrey adında deneyimli bir gazeteci vardır ve haber sayfası hazırlayan meslektaşı Della arasında geçen konuşmaları konu edinen, bu şekilde dolaylı olarak gazetecilik etiği üzerine yaklaşımlar sunan bu filmde, bir olay gün yüzüne çıkartılmaya çalışılıyor. Gazetecilikte geleneksellik de dijital medya arasındaki farklar ile ortaya konuyor, aynı şekilde çıkar çatışması üzerinden etik konuları ele alınıyor, çünkü McAffrey aynı zamanda politikacı Stephen Collins ile çok yakın arkadaştır ve filmin asıl konusu da burada devreye girmektedir. Nedeni ise Stephen Collins’in arka planda işlediği bir suçtur. Bir gece sıra dışı bir cinayet işlenir ve bu hikayeyi haberleştirme görevi McAffrey’indir. Ancak politikacı dostu Stephen Collins, hükümet adına savunma ihalelerini takip eden bir milletvekili ve bir de kongre üyesi olarak, aynı günün sabahı kongre adına bir oturuma katılır ve konuşma yapmaya başlamadan önce savunma ihalelerinde araştırmacı olan Sonya Baker adlı kişinin ölüm haberini alır. Herkesin içinde ekran karşısında göz yaşı döker.

Filmin bu noktasında bir söylenti kulaktan kulağa yayılır. Denildiğine göre kongre üyesi Collins hayatını kaybeden asistanı Sonya Baker ile duygusal bir ilişki yaşamıştır, basında çıkan bu tarz haberler sonrası Collins, yakın arkadaşına, yani McAffrey’in yanına gidip ondan yardım ister. Dedikoduların nedeni de cinayet haberini aldığında verdiği tepkilerdir. Çünkü karısı da haberleri aldıktan sonra ortalıktan kaybolmuştur. Belirtilmesi gereken bir şey de karısının eskiden McAffrey ile bir ilişkisinin olduğudur.

Olayın üzerinde durmaya ikna olan McAffrey geleneksel yolları kullanarak adım atmakta iken, etik çerçeveleme açısından bakacak olursak, bu noktadan sonra, McAffrey karakteri karşımıza faydacı olarak çıkarken diğer yandan Della karakteri etik vicdanı yansıtmaktadır, çünkü aralarında kopmaz bir bağ meydana gelmiş ve ikisi bu konuya verilmiştir, birlikte çalışmak zorundadırlar. Sonya Baker cinayetinin takibi artık ikisinindir. Biri orta yaşta, teknolojiyi kullanmadan ilerleyen, bu yanıyla da yeni medyaya karşıymış gibi görünen bir gazetecidir ve diğeri de genç, ama gözü pek bir muhabir, olayları çözümlerken eldeki teknolojiyi kullanarak yardımcı olmaktadır. Ama sokakları tanımayan Della her şeyde sorgulamacı bir tavır sergilemektedir. Ama yanlış yapsa bile her konuda geri dönüp deneyimli gazetecinin yanına gitmesi ve haberle ilgili topladığı veriler yanlış olsa bile görevine sadık olması deontolojik açıdan bakacak olursak ödev ahlakına sahip olduğunu, görev bilinci ile hareket ettiğini gösteren bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Davanın Araştırılması: Deliller İnceleniyor

McAffrey davayı araştırırken bir dedektif gibi sokaklara iner ve tanık bulmaya çalışır, sokak satıcılarıyla irtibat kurar ve birtakım delillere ulaşmak ister. Ancak tam da bu yüzden çok ilginç şeyler öğrenir. Sonya Baker davasının arka tarafında değeri milyon dolarları bulan işler dönmektedir. McAffrey artık bir davayı çözümleme aşamasında değildir, vicdani değerlerini hiçe sayıp saymamakla karşı karşıyadır, iş ahlakını sorgulamak durumunda kalmıştır, elde ettiği veriler gitgide artmaktadır. Ama bu da onların hayatını tehlikeye sokmaktadır, çünkü cinayeti hazırlayan kişiler onların ne yapmakta olduğunu biliyordur. Cinayete kurban giden Deshaun Stagg adında başka biri daha vardır ve işadamlarının çantalarını çalıp bu şekilde ele geçirdiği belge ve dosya gibi şeyleri onlara para karşılığında satar, bu adam, ölmeden önce bunu yeniden yapar, ama bu sefer belge ve dosya tarzı şeyler bulmaz, silah ve Sonya’nın fotoğraflarını bulur ve ölümüne de bu sebep olur. McAffrey bu fotoğrafları alır ve gazetenin editörü olan kadınla anlaşıp polisten bu kanıtları gizler. Della etik açıdan “Bu bir kanıtsa hemen görmeleri gerekmez mi?” şeklinde bir durum değerlendirmesi yapar ve editörden “Bu projede deneyimli gazetecilerle çalışmak ve onları gözlemlemek sana çok şey katacaktır” karşılığını alır. İki kişi canından olmuşken bir kişi de komadadır.

Tanığın Öldürülmesi

Della genç bir gazeteci olarak deneyim kazanmak için hastaneye komadaki kişinin yanına gider ve tek başına olmasına rağmen altından kalkabileceğini düşünmektedir, bunun yanı sıra olanlara da göz yummuştur, çözüm yolu aramaktadır, bu yüzden komadaki kişiden olur da uyanırsa bir şeyler öğrenmek istemektedir, bunun için de sonuç odaklılık göstererek hastaneye gider. Ancak hiç beklemediği bir şey olur. Komadaki kişi Della’nın önünde korkunç bir şekilde öldürülür.

Neyin içinde olduğunu anlayan, mesleki değerlerin dışına hiçbir zaman çıkmayan ama grup çalışmasına uymak için ahlaki değerlerini de hiçe saymaktan kaçınmayan bir gazeteci olmasına rağmen, McAffrey yanında geldiğinde, “Belki bunu durdurabilirdik” der, “Elimizdekileri polise vermiş olmamız gerekirdi. Belki fotoğraflarda parmak izi bulabilirlerdi.” Haber kaynağı olarak görülen her olayın sonunda gerçekten meydana gelen gerçek bir olay olduğu ortaya çıkmıştır ve habere taşınan olayların içinde olmaktan dolayı korkunç bir duygu yaşayan Della mesleğini başından sonuna kadar sorgulamaya başlar ve eski heyecanı yerini artık nefrete bırakmıştır. Mesleğiyle kendi seçimleri arasında kalmıştır.

Araştırmaların Artması

McAffrey her zamanki gibi değildir artık. Hiç uyumuyordur. Kendisine yardım edeceğini düşündüğü birini arayarak daha fazla delil arayıp durumun kritiğini yapar ve Sonya Baker’ın bir arkadaşının numarasına ulaşır. Arayıp görüştüğü bu kişiden, politikacı arkadaşı hakkında kamuya sızdırılmaması gereken, Sonya ile yaşadıkları ilişkileri öğrenir ve bunları herkesten gizlemeye karar verir. Ancak arkadaşını korumaya çalışırken başka bir gazetenin haberi kullandığını öğrenir. Buna göre, evli bir politikacı karısını aldatır hem de en olmayacak şekilde, bu da McAffrey tarafına şu şekilde yansır ki editör neden kendi gazetesi bu haberi yapamadı diye sormaya başlar ve satışları artıracak bu türden haberin çok öncesi eline geçmesi gerektiğini söyler, onun için önemli olan da budur, haberin ne olduğunu umursamaz, kazanımına yönelik hamleler yapar. Çünkü gazetenin yeni sahipleri satışı düşünmektedir. Dominic adında bir adam vardır ve çok zengindir, partiler veren biridir ve politikacının skandal olarak nitelendirilen aldatma olayının meydana geldiği yerle doğrudan bir bağlantısı vardır, dahası küresel anlamda bir gücü de vardır ve politik öneme sahiptir, dolaylı olarak Stephen ile ilişkisi mevcut gibidir, en önemlisi de paralı askerleri finanse eden P.C. Savunma şirketiyle bir bağlantısı vardır ki bu bağlantı illegal bir bağlantı gibi görünmektedir. McAffrey de Sonya’nın ölümüyle bir ilgisi olabileceğini düşünerek çok garip bir fikir ortaya atar. Bu yüzden bir görüşme yapmak ister. Ama en garip olanı da şudur ki bu görüşmeyi kayda alma planı vardır. Etik vicdanı sembolize eden Della ise yine karşı çıkarak “Neyiz biz polis mi?” der ve onaylamadığını belirtir.

Della’nın filmin başından beridir yaşadığı bu ikileme en sonunda isyan etmesi yani “uyma davranışı” ilkesine bağlı bir şekilde yaşarken artık dur dercesine konuşmaya başlayıp karşı koyar görünmesi, artık hiçbir şeyin onun açısından aynı olmayacağının bir göstergesi gibidir. Dominic her şeyi anlatır. Sonya onun dediğine göre ikili biridir, hem P.C. şirketi için çalışan biriyken diğer yandan politikacı ile ilişkiye girer. Durumu öğrenen McAffrey ise arkadaşını arayıp ağzından bir şeyler almaya çalışır ve sonunda yanına getirtir. Haber kaynağının gizliliği ilkesine karşı bir tutum sergileyerek gazetecilik ilkesini tekrardan hiçe sayan McAffrey deneyimli ama bir o kadar da umarsız olduğunu göstermiş olur.

Durum karışık bir hal almışken devreye politikacının karısı girer ve kocasının her şeyi itiraf etmesi üzerine barışacaklarını söyleyerek McAffrey ile bir görüşme yapmaya giderler, sonlara doğru işler artık farklı bir hal almıştır. Çünkü anlatılan hikaye gerçek midir değil midir sorusu gün yüzüne çıkmıştır, anlatıcı olarak iki kişi yan yana durmaktadır ve bunlardan biri politikacı olan Stephen, diğeri de karısı olarak gördüğümüz eşi Anne. Hikaye anlatıldıktan sonra Anne hakkında düşünen McAffrey şunu anlar ki Anne, farkında olmadan, konuşma sırasında, ayda 20 küsur bin dolar kazanan Sonya’nın maaşıyla ilgili bir şey söylemiştir ve o bunu nereden biliyordur anlamamış olacak ki şaşkına döner. Dolayısıyla ölümlerin hepsinden sorumlu olan kişi o zaman Stephen’ın kendisidir. O halde McAffrey şimdiye kadar ne yapmışsa boşunadır, uymadığı kuralların artık bir önemi yoktur çünkü faydacılık ilkesine uygun olarak bir fayda elde etmiştir.

Hiddetli bir şekilde masasının başına oturarak haberi tüm ayrıntılarıyla yazan McAffrey ve onun etrafına toplanan diğer gazeteciler bu olayın sonunu getirmiş gibidirler ama daha hiçbir şey olmamıştır, daha hiçbir şey gerçekleşmemiştir, istedikleri vurgunu yapmak için gerekli okuyucu kitlesine ulaşıp ulaşamayacaklarını bilmiyorlardır, çünkü internet gazeteciliği gibi yeni sayılan bir türle karşı karşıyadırlar, basıma yönelik bir konuşma da yaparlar ama McAffrey kendinden emindir, burada da geleneksel ile modernlik arasında karşılaştırma yapılarak bir karşılaştırma yapılmıştır. Yazılan hikaye haddinden fazla iyidir, Cal McAffrey böyle düşünür, sonuç gerçi ne olursa olsun, filmin başından beri hep aynı tutum içinde gösterilmiştir, yakın arkadaşı bir politikacıdır ve onun aleyhinde haber yapmamaya özen göstermiştir diğer yandan en yakın arkadaşının eşiyle de eski ilişkileri vardır birbirlerini sevmektedirler, bu da durumu daha da ilginçleştirir. Hepsi bir yana gazetecilik ilkesine uyup uymadığı tartışılan biridir ve her yaptığı yanlış gibi görünürken yanında bulunan yenilikçi gazetecinin ahlak kurallarına uygun bir kişilik göstermesi aralarındaki tezatlığı gözler önüne seriyordur.

Savunma harcamalarını denetleyen politikacı ile arkadaşlık kuran gazetecinin durumu kritik bir hal alır. Filmin sonlarına doğru işler değişir. Karşılaşılan suç olaylarına bir “haber” gözüyle bakan gazetecilerden bir “vaka” gözüyle bakan polislere kadar her biri gösterilmiş kişilerden sonra, artık olaylar netleşmiş, incelemeye alınan konu bitme noktasına gelmiştir. Bir yanda haberi kullanmak için kendi işine gelen yani kendilerini ilgilendiren sorular soran gazete sahipleri diğer yanda maaşı veren bu kişileri memnun etmek isteyen editörler pragmatist bir tavır sergilemektedirler, kendilerince önemli soruları sorup cevapları aldıktan sonra başka bir konuya geçmeyi düşünmektedirler. Suçlu kişi Stephen olarak gösteriliyordur. Tüm ölümlerden sorumlu olan kişi bir politikacıdır, ayrıca sorumlusu olduğu savunma harcamalarında gizli işler de çevirmiştir.

McAffrey yakın arkadaşı olan politikacıyı ziyarete gider. Orada da az kalsın suikasta kurban gidecektir. Ama sonunda başına bir şey gelmeden kurtulur. Politikacı arkadaşı ise suçlarını itiraf eder. Olayların veriliş biçimi adım adımdır, önce gazeteci olarak karşımıza çıkan ana kahramanımızın sonuca ulaşmak için yaptığı etik dışı şeyler görürüz, ancak bunlardan bazılarını yapmasaydı vakanın çözümünü gerçekleştiremezdi, çünkü ipuçları olmadan kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu anlayamazdı, bu bir yana bir de ilk cinayette kamera görüntüleri yetersiz olduğundan bunun bir cinayet değil de bir intihar olduğunu düşünebilirdi, ama yaptığı etik dışı şeyler sayesinde, polislerin ulaştığı veya ulaşmak istediği verilere ulaştı. Belli bir yerde haberi herkesten gizledi ancak sonunda o yaptığı ile yararlı bir şey yapmış olduğunu göstermiş oldu.

Medya etiği açısından değerlendirildiğinde bu film pek çok şey sunmaktadır, her gazetecinin farklı bir tutum sergilediğini görmekteyiz, sonuç olarak tartışma konusu olarak medya etiği irdelenmiştir, filmin başından sonuna kadar bir olayın gazeteciler tarafından nasıl görüldüğü kadar, olayın ölümle sonuçlanan tarafını ölen tarafın ailesinden biri gibi değil de her zaman böyle şeylerle iç içe olan biri gibi soğukkanlılıkla değerlendirenleri ve olaya hiç de böyle bakmayanları izleyip gördük. Sonuç olarak bir gazeteci medyanın kurallarına uymak zorunda mıdır değil midir bu daha çok haberin durumuna bağlı bir durumdur ancak filmin verdiği mesaj doğrultusunda daha çok denebilir ki sonuca ulaşmak adına uygun olan ve olmayan her şey yapılabilir.

 

Fatih SERBEST

https://www.instagram.com/fatihserbestofficial/

Hakkında Sophos Akademi

Sophos Akademi, bir popüler bilim ve teknoloji sitesidir. Yaşama bilgelik katmayı amaçlar. Konuk yazarların makaleleri veya sitenin haberleri bu avatar ile yayınlanmaktadır.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Bilimin Cinsiyeti Açısından Hypatia Vakası

Düzen her ne kadar eril usu ön plana çıkarmaya çalışsa da bir kadının da pekala …

Ölümün Fotoğrafı Etik Mi?

Foto muhabir Umar Abbasi’nin 2012 yılında çektiği fotoğraf The New York Post’un ilk sayfasında çıktı. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.