Çarşamba , Mayıs 25 2022

Don’t Look Up: Etik Kavramının Değişkenliği

Filmin türü bilimkurgu ve komedi olarak geçiyor ama fazlasıyla politik hiciv içeriyor. Politikanın yanında medyanın istediği haberleri istediği şekilde insanların önüne sunması ve gerçekleri saklaması/çarpıtması gibi gerçekleri de yüzümüze vuruyor. Algı yönetimi olarak adlandırılan sürecin nasıl gerçekleştiğini ve hangi düşüncelerle ortaya çıktığını da gösteriyor.

Deniz SÖZEN yazdı.

Don’t Look Up filmi 24 Aralık 2021 tarihinde Netflix’te yayına girdi. Filmin kadrosu ise resmen yıldızlar geçidi gibi: Leonardo DiCaprio, Jennifer Lawrence, Rob Morgan, Jonah Hill, Mark Rylance, Tyler Perry, Timothée Chalamet, Ron Perlman, Ariana Grande, Scott Mescudi, Cate Blanchett, Meryl Streep.1

Filmin konusunu özetlemek gerekirse: astronomi alanında doktora adayı olan bir öğrenci gözlem yaparken bir kuyruklu yıldız keşfeder. Gözlem ekibinde bulunan profesör bu kuyruklu yıldızı incelediğinde yaklaşık 6 ay içinde Dünya’ya çarpacağını ve çarptığı takdirde bütün gezegeni yok edebileceğini tespit eder. NASA’yla iletişime geçtikten sonra bütün bulguları Beyaz Saray’a sunarlar fakat başkan ve genel sekreterinin ilgisiz tavrıyla karşılaşırlar. Konuyu halka duyurabilmek için televizyonda yayınlanan bir sabah programına çıkan profesör ve öğrencisi aynı ilgisiz tavrı programın sunucuları tarafından da görürler.

Her Şeyin Başladığı Yer

Filmin ödeve konu olan kısmı ise tam olarak burada başlıyor. Bütün gezegenin tehlikede olduğunu söyleyen iki astronom, bir popstar ve sevgilisinin magazinel ayrılık hikayesinden sonra ekrana gelir. Tehlikenin boyutunu anlatmaya çalıştıkça sunucuların olayı ciddiye almaması ve şaka yapmaya çalışmaları sonucu öğrenci kendini kaybeder ve bu hali sosyal medyada alay konusu olur.

İki sunucunun bu olayı ciddiye almamasına etik prensipler çerçevesinden bakacak olursak; “görmezden gelme”  ve “gerçekleri çarpıtmadan anlat” prensiplerine tamamen zıt davrandıklarını görebiliriz. Ayrıca öğrencinin sosyal medyada alay konusu olması ve öğrencinin sevgilisi olan bir gazetecinin yaptığı haberle kendisinden “deli” diye bahsetmesi dijital linç ve nefret söylemi örnekleridir. Yayında profesör yakışıklı olduğu için insanların ilgisini çeker. Anlattığı şeyler önemsenmemiştir ama estetik algıya hitap ettiği için gündemde kalmaya devam eder.

Göz Alıcı Bir İllüzyon

Kuyruklu yıldız tehlikesine karşı koymaya karar veren Beyaz Saray, bir teknoloji şirketinin milyarder CEO’su (aynı zamanda başkanın üst düzey bir bağışçısı) tarafından kuyruklu yıldızda çok değerli elementler olduğu söylenince görevi iptal eder. Yeni görev ise bu kuyruklu yıldızı uzayda parçaladıktan sonra gezegene düşecek olan parçaları toplayarak değerli elementleri elde etmektir. Burada Beyaz Saray yönetiminin ve CEO’nun pragmatik davrandığını söyleyebiliriz çünkü insanlığı kurtarır gibi görünüp kendi ceplerini doldurmak eğilimindedirler.

Yeni görevle birlikte profesör Beyaz Saray tarafından danışman olarak işe alınır ve kuyruklu yıldızdan elde edilecek elementlerle istihdam ve refahın artacağını söylediği reklam filmlerinde boy gösterir. Sürecin başında öğrencisiyle birlikte katıldığı sabah programına sürekli görünür ve evli olduğu halde sunuculardan kadın olanıyla bir ilişkiye başlar. Profesörün davranışları ise pragmatik ve hedonist olarak değerlendirilebilir.

Gerçeğe Dönüş

Profesör, kuyruklu yıldız dünyaya yaklaşmaya başladıkça kendi şehrine dönen ve bir markette çalışan öğrencisiyle tekrardan ortak olur. Bu ortaklık neticesinde Beyaz Saray’a ve başlattıkları yeni görevin paydaşlarına karşı bir protestoya başlarlar. Protestonun mottosu ise “Sadece Yukarı Bak” sözüdür. Bu protesto anarşist bir harekettir. Profesör de kendi meslek etiği bakımından doğru bir davranış sergilemiştir. Başkan ve destekçileri ise filme adını veren bir motto (Yukarı Bakma-Don’t Look Up) kullanmıştır. Bu davranış “görmezden gelme” prensibine tamamen zıt bir harekettir.

Görevin başarısız olmasıyla beraber kuyruklu yıldızın insanlığı yok edeceği anlaşılır. Bunun üzerine başkan, CEO’nun içinde bulunduğu 2000 seçkin kişi bir uzay gemisine binip kriyojenik bir uykuya dalarlar ve dünyayı terk ederler. Burada yine pragmatik ve hedonist bir davranış görüyoruz.

Başkan profesöre de gemide iki kişilik yer teklif eder ama profesör kabul etmez. Kuyruklu yıldızın dünyaya çarptığı geceyi ailesi, NASA görevlisi, öğrencisi ve onun sevgilisi ile geçirir. Profesör burada pragmatik davranmıyor. Kuyruklu yıldızın çarpacağını bilerek hiçbir şey yokmuş gibi son bir akşam geçirmeleri ise fatalist bir hareket olarak değerlendirilebilir.

Filmin finalinde, dünyayı terk eden 2000 seçkin kişi 22.740 yıl sonra Dünya benzeri bir gezegene inerler. Uykuları biter ve çırılçıplak bir şekilde gezegene ayak basarlar. Bu sahne dünyadaki ilk insanları bize hatırlatır. Mahvettikleri bir gezegenin benzerine giden “seçkin” ve “zengin” insanların hiçbir şeyleri yoktur ve zaman içinde sıfırdan bir medeniyet kurmaları gerekecektir ama gemiden henüz indikleri sırada başkan oradaki yaratıklardan biri tarafından öldürülür. Aynı yaratıklar diğer insanların çevresini sarar. Egoist ve pragmatik davranan 2000 kişi ne olursa olsun yok olmaktan kurtulamamışlardır.

Deniz SÖZEN

https://www.instagram.com/denizlendin/

Kaynakça

  1. https://dialmformovie.net/2021/12/28/dont-look-up-adam-mckay-review/
  2. https://tr.wikipedia.org/wiki/Don%27t_Look_Up_(film,_2021)
  3. https://www.netflix.com/tr/title/81252357

Hakkında Sophos Akademi

Sophos Akademi, bir popüler bilim ve teknoloji sitesidir. Yaşama bilgelik katmayı amaçlar. Konuk yazarların makaleleri veya sitenin haberleri bu avatar ile yayınlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir