Pazartesi , Ekim 18 2021

Küreselleşme Etkisi: Değişimi Açıklamanın En Etkili Yolu

Dünyanın değişim sürecinin açıklanmasında anahtar kelime olan “küreselleşme” kavramı, 20. yüzyılın son çeyreğinde sıklıkla kullanılmaya başlandı. Pek çok araştırmacı tarafından ekonomi ile ilgili bir kavram olarak bilinen küreselleşme, son yılların en fazla tartışma yaratan konularından biridir.

Giddens: Dünyadaki tüm toplumları birbirine bağlayan bir akım

Giddens küreselleşmeyi, tüm dünyadaki toplumları birbirine bağlayan sistemle yerel toplumların millerce ötedeki olaylardan şekillendiği dünya çapındaki toplumsal ilişkilerin yoğunlaşması olarak tanımlar (Giddens, 1994, s. 62). Küreselleşme, sürekli dünyanın farklı alanlarını nüfuzu altına almaya devam etdiği için kazandığı  yenilik ve değişimleri ile kendisini devamlı biçimde düzenlemektedir.

Küreselleşme üzerinde en çok çalışan isimlerden biri olan Giddens için küreselleşme, teknolojik gelişmelerin sonunda ortaya çıkan çelişkisiz ve alternatifsiz bir dönüşüm, dünya çapındaki toplumsal ilişkilerin yoğunlaşması sürecidir. Bu hâliyle de küreselleşme, dünyadaki bütün insanların hayatlarının mahrem ve kişisel yönlerini etkilemekte, bütün toplumları dönüştürmektedir (Giddens, 1994, s. 62).

McLuhan: Dünyayı köy haline getiren bir akım

Konuyla ilgili önemli yaklaşımları bulunan iletişim kuramcısı Marshall McLuhan, 1963 yılında yazmış olduğu “küresel köy” adlı kitabında tarihsel süreçleri yorumlayarak iletişimle kurduğu bağlantılardan söz etmişti. McLuhan’a göre iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte bireysellik kültürümüzden ayrılmış insanların bir arada yaşayabileceği küresel köy hâline gelmiştir (Rigel vd. 2003, s. 11). Telgrafın icadı ile yeni toplumsal yapının ortaya çıkacağını belirten McLuhan, bu yapının elektronik çağa adım atarak “mekanik çağı” dünyadan silmeye devam ettiğini vurgular. McLuhan bu çağı “enformasyon çağı” olarak adlandırmıştır (Geray, 2003, s. 120). Dolayısıyla enformasyon tüketimi dünyayı, toplumun her şeyi aynı anda öğrendiği bir köy hâline dönüştürmektedir (Rigel vd. 2003, s. 11).

McLuhan’ın televizyona yüklediği anlam özellikle bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin hayatımıza girmesi ve bizi bir kullanıcı hâline getirmesi temelinde ekonomik bir kaygının ürünü olsa da, küreselleşmenin toplumlar üzerindeki en etkili yansıması günlük yaşam alışkanlıkları, sosyal ve kültürel değerler üzerinde görülmektedir. Televizyondan farklı olarak sosyal medyada iletişim sürecine kişi doğrudan konuya katılmakla fikir bildirebilmekte anında etkileşim yaratabilmektedir. Sosyal medyada yapılan paylaşıma tanık olan kullanıcılar ilgi duyduğu konuda veya aynı sorun içerisinde bir araya gelmektedirler. Bu bağlamda McLuhan’ın “küresel köy”ündeki insanlar artık yaşanan sorunları evde sadece izlemek yerine, kendi görüş ve yorumlarını köy meydanında gündeme getirebilmektedir (Rigel vd. 2003, s. 17).

McLuhan: Pasif nesnelerden aktif cihazlara

Yeni iletişim araçlarının her şeyi etkilemekte ve değiştirmekte olduğunu savunan McLuhan, başlangıçta teknolojinin insanlar tarafından şekillendirildiğini fakat kısa süre sonra teknolojinin insanları biçimlendirmeye, kurgulamaya başladığını öne sürmüştür (Aktaş, 2013, s. 630). Teknolojilerin yalnızca insanların kullandığı icatlar olmadığını, insanları yeniden icat eden araçlar olduğunu söyleyen McLuhan, iletişim teknolojilerinin asıl niyet ve hedefinin altını çizerek “ortam mesajdır” der. McLuhan’a göre elektronik medya insanlığı yeniden birleştirecek ve toplum kolektif bir bilinç ve refleks sahibi olmaya yönlendirecektir (Rigel vd. 2003, s. 12).

Castells: Yerel ile evrenselin birleşmesi

Castells, enformasyonel toplumlardaki toplumsal ilişkiler ağının kimliklerin karşı karşıya gelmesi biçiminde şekillenmekte olduğunun altını çizer. Sanal cemaatlerin, yeni teknolojilerle kültürel hafızanın, evrensel olanla yerelin nasıl birleştirileceğinin yanıtının aranması gerektiğini belirtir. Ama bundan daha önemlisi küreselleşmenin söz konusu olduğu bir ağ toplumunda küreselleşme ile kimlik, ağ ile benlik arasındaki mesafenin giderek açıldığını vurgular (Öğün, 2006, s. 44).

Berger: Kültürel bir kuşatma

Devasa bir  değişim  ve  dönüşüm  süreci  olarak  karşımıza çıkan küreselleşme  hem bireyleri  hem  toplumları batı kültürü aktarımı,  zihniyet dönüşümü ve yaşam biçimi değişikliği açısından derinden  etkilemektedir. Sosyolog Berger’e göre küreselleşme kültürel bir kuşatmadır ve bu kuşatmada baskın unsur  Amerikan  kültürünün  yönlendirici rolüdür (Berger, 2003). Günümüzde yaygınlaşmış pirsing, dövme, kot pantolon,  cips, hamburger,  kola, gibi tüketimler “Amerikanlaşma” denilen kültürden kaynaklanmaktadır.

Modern bir tüketim aracına dönüşen insanoğlu, medya, moda, reklam, pazar dairesinde dönmekten savrulmakta bir türlü kendisi olamamaktadır. Küreselleşmenin etkileriyle meydana gelen değişimlerden  sadece  gençler etkilenmemekte, çocuk, ergen, yaşlı neredeyse her bireyin tipik bir benzeşme sürecine itildiği söylenebilir. Üretim-tüketim  çarkı arasına  giren günümüz  insanı bu durumdan sadece psikolojik etkilememekte, aynı zamanda maddi imkanlarını zorlayarak yeni bir hayat tarzına yönelmektedir. (Talas, 2003).

Erdoğan: Bütünleşik bir dünyaya doğru

Sonuç olarak küreselleşme, bilgi toplumunda iletişim devriminin getirdiği imkânlar doğrultusunda oluşan evrensel bir sosyal süreçtir, diyebiliriz. Erdoğan küreselleşmeyi değerlendirirken şöyle der: “Dünya, modern uydu iletişimi ve kapitalist üretim biçimindeki gelişmelerle bütünleşik bir dünya hâline gelmiştir” (Erdoğan, 2017). Sosyal medya olarak adlandırılan yeni iletişim ortamları ve toplumsal alanda yaşanan değişimler, özellikle bu araçların hayatımızı kontrol altında tutması ve neredeyse günlük programımızı bile düzenlediği gerçeği, küreselleşme sürecine yeni bir boyut katarak elektronik gözetime veri sağlayan bir mekanizma olması açısından da dikkat çekmektedir.

Ulkar Gulmammadzada

Kaynaklar

  • Aktaş, H. Ş. (2013). “Örgütsel Sessizlik ve Bireysel Performans İlişkisinde Örgüt Kültürünün Rolü: Sussan Olmuyor, Susmasan Olmaz! Kütahya: 21. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi Bildiriler Kitabı.
  • Berger,  Peter  L.  (2003),  “Küreselleşmenin  Kültürel  Dinamikleri”,  Bir  Küre  Bin  Bir  Küreselleşme,  Kitap Yayınevi, İstanbul.
  • Erdoğan, İ. (2017, Aralık 09). www.irfanerdoğan.com. Globalization Global köyden global kente: emperyalizmin yapay dünyası: http://www.irfanerdogan.com/globalization/globalkent.html adresinden alınmıştır.
  • Geray, H. (2003). İletişim Ağları ve Masaüstü Sömürgeçilik. Ankara: Siyasal Kitabevi
  • Giddens, A. (1994). Modernliğin Sonuçları. İstanbul: Ayrıntı Yayınları.
  • Öğün, S. S. (2006). Gündelik Hayatın Kültürel Yansımaları, “Politika-Kültür Gerilimi”. Bursa: Alfa Aktüel Yayınları.
  • Rigel ve ark, Batuş, Yücedoğan ve Çoban, B. (2003). Kadife Karanlık 21. Yüzyıl İletişim Çağını Aydınlatan Kuramcılar. İstanbul: Su Yayınları.
  • Talas, Mustafa (2003), Küreselleşme ve Türkiye’de Kültür Politikaları, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Malatya.

Hakkında Ulkar Gulmammadzada

“Sosyal Medya ile Değişen Hayatlar” kitabının yazarı. Marmara Üniversitesi, Bilişim yüksek lisans mezunu, sunucu/muhabir, keşfetmeyi ve gezmeyi seven sıradan biri. Çalışma alanları; Bilişim ve İletişim Teknolojileri, Sosyal Medya ve Benlik Sunumu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir