Sophos Akademi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Bilişim ve Teknoloji
  4. »
  5. Metaverse’ün Harı Yatıştı: Zorlu Gerçeklerle Karşılaşma Zamanı

Metaverse’ün Harı Yatıştı: Zorlu Gerçeklerle Karşılaşma Zamanı

Şevki IŞIKLI Şevki IŞIKLI -

Metaverse’ün insanlar tarafından benimsemesi 2022’de yavaşladı ancak yatırımcıların coşkusu devam ediyor. Benimsenme hızının yavaşlamasında Metaverse karşıtlığın etkisini hesaba katmak gerek. Bununla birlikte üstesinden gelinmesi gereken tüm olası yasal sorunlar ile veri gizliliği sorunlarına ilaveten meta-veri deposunun tam potansiyeline ulaşmasını engelleyen başka bir sorun daha var: birlikte çalışabilirlik (4). Örneğin sanal emlak, e-ticaret, sanal eğlence platformları arasında henüz bağlantı yoktur. Peki, bu durum Metaverse’ü nasıl etkiliyor?

Metaverse, sürükleyici teknolojiler ve internet alt yapısı ile erişilebilen bir dijital dünya yaratıyor. Fiziksel ve dijital alanları, gezilebilir olarak birleştiriyor. Ona coşkuyla yaklaşanların zihninde “hayal gücünün kilidini kırmak ve gerçeği kurcalamak” gibi düşüncelerle birlikte bulunuyor (3).

Meta evrenin çok bileşenli yapısı

Metaverse, boş zaman ve eğlence sektörü için yeni bir etkileşimli uzay yaratıyor. Daha şimdiden coğrafi sınırların ötesinde eğlenmek için fırsatlar arayan kullanıcılar için birçok canlı konser, festival, NFT sergileri ve sanat etkinliğine ev sahipliği yaptı bile.

Sanal ve gerçeğin iş birliği ile üretilen sanal gerçeklik deneyimi; daldırma, sanal kimlik, dijital varlıklar, gerçek deneyim, sanal-gerçek ara bağlantısı ve eksiksiz sosyal sistemden oluşuyor. Metaverse’ün gelişimi, fiziksel üretimin verimliliğini destekleyen Endüstriyel Metaverse’ü ile kişisel kullanıcı dünyasını zenginleştiren Tüketici Metaverse’ü olmak üzere çift çekirdekli bir teknolojik ekosistem içinde gelişiyor. Yakın zaman önce NVidia, herkesin kendi Metaverse uygulaması oluşturmasına olanak tanıyan “Omniverse Platformu”nun beta sürümünü başlattı ki bu Tüketici Metaverse’ü için ilk ciddi adım olarak kabul ediliyor.

Metaverse’ün XR teknolojileri

Metaverse, saf teknolojik bir evren yaratmak için kritik birkaç dijital teknoloji ile iş birliği yapmak zorunda. Bunlardan ilki kusursuz ve zengin gerçeklik deneyimine odaklanan sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve karma gerçeklik (MR) teknolojileridir. İkincisi, veri güvenliğini ve mahremiyeti korumaya odaklanan blok zincir teknolojisidir. Üçüncüsü ise Metaverse’e fiziki evrendeki doğa yasalarını ve örgensel bütünlüğü andıran bir mantıksal yapı kazandırmak için gereken yapay zekâ ve nesnelerin interneti türünden işbirlikçi teknolojilerdir.

Sanal ve gerçek dünyaları birbirine bağlayan temel ekipmanlara genel olarak XR teknolojileri denir.  XR ifadesi, Metaverse teknolojilerinin entegre çalışmasını sağlayan sisteme gönderme yapar. XR teknolojileri, beş alt teknolojiyi içerir: Göze yakın görüntüleme teknolojisi, algısal etkileşim teknolojisi, ağ iletim teknolojisi, bilgi-işlem teknolojisi ile bulut içerik üretimi ve dağıtımı teknolojileri. Blok zincir ise dijital yönetişim, güvenli dijital işlemler, kolay erişebilirlik gibi hizmetler için kullanılır; entegre dijital dünyada güvenli veri mahremiyetini garanti etmeye çalışan bir siber güvenlik teknolojisidir.

Metaverse’te artırılmış deneyim

Metaverse deneyimsel açıdan çift yönlü olarak gelişir: Gerçek deneyimin sanallaştırılması, sanal deneyimin gerçekliğe yaklaştırılması. Bu yüzden o hem bir bilgisayar evreni hem de daha fazlasıdır. Dokunmatik teknolojilerle sanallık-gerçeklik ayrımını aşmanın genişletilebilir bir yoluna dayanır. Gerçek ile sanal olan arasındaki klasik ayrım, ara-yüzlerle sert biçimde korunuyordu. Metaverse; giyilebilir teknolojilerle, sürükleyici ve kuşatıcı sanal gerçeklik teknolojileri ile sanal evren – gerçek evren arasında bir hat olarak çakılı duran klasik ara-yüz duvarını aşmaya başladı. Metaverse teknolojilerinin kendileriyle gurur duydukları birincil avantaj, ara-yüz duvarını aşmanın bir yolunu bulmakla taltif edilmeleri.

Metaverse hem sanal tasvirleri, eklenmiş ve inceltilmiş ayrıntılarla gerçekliğe daha fazla yaklaştırdı hem de gerçeklik deneyimini bedensel seviyede maksimize etti. Bunu, gerçeklik deneyimi artıran birkaç teknolojik icada dayandırıyor. İlk olarak sanal evrenin grafik-görsel açıdan gerçek evrene daha çok benzemesi sağlanıyor. İkinci olarak dokunmatik teknolojilerle artırılmış sanallık deneyimi eş-zamanlanıyor. Sanallık deneyim, hayal kurarken ya da bir şeyi hatırlarken yaşadığımız türden bir zihinsellik olmaktan çıkıyor, bir tür gerçek deneyim etkisi yaratıyor.

Metaverse’ün albenisi: Hikaye anlatma ve entegre platformlar

Metaverse iki avantaja sahip: Birbiriyle entegre platformların birleşerek bir dijital evren yaratma motivasyonu ve hikâye anlatma. Metaverse, sanal ile gerçeğin tamamen iç içe geçtiği bir dünya yaratır. Bu dünya tam anlamıyla henüz bir vaattir. Vaat edilen bu dünyada gerçek ve sanal arasında seçim yapmanıza gerek yoktur, gerçek ve sanal evren arasında özgürce geçiş yapılabilir. Tamamen insan merkezlidir. Geometrik üç boyutlu uzayın sınırlarını fiziksel olarak aşılamadığı bir çağda, matematik temelli bir sanal uzay yaratır. Meta-evren, istediğimiz zaman nesneleri ve cihazları çağırmamıza izin verecek; algımızı, hafızamızı ve bilişimizi büyük ölçüde büyütecektir. İnsan-makine etkileşimlerini anlama şeklimizi tamamen değiştirecektir. Her zaman ve her yerde tamamen doğal ve senaryoya dayalı etkileşim imkânı sunacaktır (3).

Metaverse, teknolojik devrimlerden biri mi?

Öncelikle hayır. Ama Metaverse savunucuları; kültürü, işi, sanatı, endüstriyi, boş zamanları, hayatın hemen her yönünü temelden değiştiren sanal ve fiziksel deneyimleri bir araya getirerek dünyada devrim yaratabileceğine inanıyorlar. Bazıları fiziksel yaşamlarımızın değerini tam yansıtan çoklu meta-toplumlar yaratabileceğimize inanıyor. Bu bir sosyolojik devrim diye adlandırılabilir fakat teknolojik değil.

Tek yönlü akış sunan Web 1.0’dan çok yönlü akışa (etkileşimliliğe) geçildiğinde buna Web 2.0 denildi. İnternetin semantik boyut kazanması ise Web 3.0 Devrimi diye adlandırılıyor ve bu, kripto ve dijital varlıklarda yeni iş modelleri için uygun bir teknolojik alt yapıyı oluşturuyor. Metaverse’ün yükselişi, Web 3.0’ın evriminde kritik bir kilometre taşıdır. Aslında Metaverse bir tür teknolojik entegrasyondur. Teknolojik determinizmin öngörülebilir zincirleme reaksiyonlarından biridir. Yüksek dokunuş – yüksek teknoloji ürünleri ile önceki teknolojik başarıların uyum içinde çalışması halinde sosyolojik ve politik bir avantaja dönüşebileceği idealinin bir demosu da denilebilir. Metaverse’ün teknoloji tarihinin büyük resmindeki statüsü ise teknolojik tekillik sürecindeki yüzlerce küçük adımdan sadece biri.

Metaverse bir teknoloji devrimi değil ancak farklı kavram ve teknolojiler üretmeye yönelik devrimci yatırımlar için çağrı niteliğinde. Kurumlar ve işletmeler, önümüzdeki birkaç yıl içinde kesinlikle oldukça rekabetçi bir alanda lider olmak istiyorlarsa stratejilerini oluşturmaya şimdiden başlamaları gerekir. Buna karşın bazıları, bugün yaşanan tüm gelişmeleri 2030’da tamamlanacak bir “Metaverse öncesi dönem” olarak değerlendiriyorlar.

Metaverse Pazarı’nın geleceği

Zuckerberg’ün Facebook’un adını Meta olarak değiştirdiğini açıkladığından beri Metaverse kavramı, küresel dijital teknoloji şirketlerinden büyük ilgi gördü. Ticari ilginin devamına yönelik tahminler şimdilik kısa vadeli. Çünkü fikir çok büyük ve çok yeni.

Facebook, Web 3.’0’ın yeni dünyasını kucaklama taahhüdünü işaret ederek Ekim 2021’de Meta olarak yeniden markalaştı. Yılda 10-15 milyar dolarlık yatırım açıklamasına rağmen, şirketin borsa değeri 2022’de %23,6 oranında düştü. Metaverse yatırım yapan diğer merkeziyetçi şirket Microsoft, video oyun sektörünün en önemli aktörlerin Activision Blizzard’ı 69 milyar dolara satın almaya çalışıyor fakat alım-satım anlaşması, yüksek performanslı oyun konsolları ve abonelik hizmetlerinde adil rekabeti ihlal edebileceği gerekçesiyle resmi inceleme altında.

Pazarın benimsenmesine ve büyümesine yol açan bir başka unsur ise Metaverse teknolojilerine yönelik talep artışı. Metaverse piyasa hacminin 2029’a kadar %47’lik bir genişleme yaşaması (2), 2030’a kadar değerinin ise 1.6 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Küresel e-ticaretteki artış trendi korunuyor ki bu da Metaverse’teki çevrimiçi ticaret ve alışveriş potansiyelinin önemli bir kısmını dinamik halde tutacaktır.  Metaverse pazarı şimdilik çevrim içi alışveriş, oyun, sosyal ağlar, içerik oluşturma, konferans ve sergilerden oluşuyor.  Canlı oyun akışındaki benimsenmesindeki artış nedeniyle video oyun uygulamaları pazardaki en büyük paya sahip. Eğer yatırımcıların ilgisi kesilmezse Metaverse, sanal oyun dünyasına dönüşebilir.

Metaverse yatırımları devam ediyor

Başta oyun ve eğlence olmak üzere bankacılık, iletişim, emlak, moda sektörü ve resmi kurumlar Metaverse’e yerleşmeye başladı. Norveç Devleti, kullanıcıların kamu hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla Decentraland’de bir Metaverse ofisi açacağını duyurdu. Gucci, Louis Vuitton ve Burberry gibi markalar Metaverse mağazalarını açtılar bile. Gaza gelen Decentraland, geçtiğimiz Mart ayında (2022) Metaverse’te bir Moda Haftası başlattı. Perakende giyim ve ayakkabı markası olan Nike Inc. kullanıcılara gerçek dünyadaki deneyimin aynısını yaşatmak için Roblox Coorporation ile işbirliği yaparak Metaverse’te Nikeland adıyla bir sanal mağaza açmaya çalışıyor. Nikeland, Nike’ın markalarını sanal bir avatarla denemeyi mümkün kılacak. Alibaba, giyilebilir cihazlar kullanarak Metaverse’ü birleştirmek için Luoxi Edge platformu oluşturma kararı aldı. Tüm bunlar, kullanıcıya yansımasa da henüz, Metaverse evrenin 10 yıllık yakın gelecekte kuruluş aşamasını tamamlayabileceğini düşündürüyor.

Metaverse Emlak’ta durum nedir?

2019’da başlayan sanal emlak sektörü, Covid 19 Pandemisi döneminde Metaverse sektörüne aşırı hızlı bir giriş yaptı. Bazı pazar araştırma şirketleri, sanal emlak piyasasının 2026 yılına kadar yıllık %61,74 bileşik büyüme oranına ulaşacağı öngörüyor. Ancak düşüş net biçimde gözlenebiliyor. Sanal arsa satışları, Kasım 2021’deki 1 milyar dolarlık zirveden 2022’de yaklaşık 157 milyon dolara düştü (1).

Decentraland, sanal emlak alım satımında kripto para kullanan block zincir tabanlı bir metaverse şirketlerinden ilki. Decentraland, ilk sanal arsaları 20 dolardan satışa sunmuştu ancak bugün fiyatlar 3 bin 500 dolara çıkmış durumda. Decentraland, sanal arsa sahiplerinin sanal inşaat (ev) yapabilmeleri için özel prosedürler başlattı. Bir başka sanal emlak platformu olan Sandsbox, Snoop Dogg’un sanal arsasının bitişiğindeki arsayı 450 bin dolara satmıştı.

Pandemi etkisi azalıyor mu?

Covid 19 salgını küresel, benzersiz ve sarsıcıydı. Pandemi döneminde tüm dijital pazarlar büyüdü; kullanıcılar artan perakende ürünler çevrimiçine akın ettiler; online video oyunları ve video konferanslar hizmetlerine ilgi, tüketim çılgınlığı seviyesine ulaştı (2). Online oyun süreleri ve kullanıcı sayılarındaki pandemik artış, Metaverse hizmetlerine yönelik talep olarak karşılanmaya çalışılıyor. Şirketler, online oyunlara yatırımlarını artırdı. Niantic Inc., gerçek zamanlı bir sanal oyun platformu oluşturmak için Pokemon Go ile iş birliğine başladı.

Metaverse deneyiminin geleceği: Riskler ve tehditler

Öncelikle Metaverse’ün daha doğru tanımlanabilecek bir şeye dönüşmesi bekleniyor. Kuşkusuz uzak ya da yakın gelecekte, metaverse’teki kullanıcı deneyimleri daha basit ve geleneksel antropolojiye uygu hale gelecektir.

Metaverse, çok sayıda sanal platformu bütünleştiren kalıcı, çevrimiçi, üç boyutlu bir siber uzam. İnsanların sosyalleşebileceği, oyun oynayabileceği, ticaret ve alışveriş yapabileceği bir internet tabanlı bir sanal ortam.  Bu yönüyle kesinlikle heyecan verici ve eğlenceli özelliklere sahip gibi görünüyor. Göründüğü başka bir yön ise birçok engel, tehdit ve riski beraberinde getirdiği. Taciz, siber zorbalık, ruh sağlığı riskleri, kimlik hırsızlığı, izinsiz toplanan veriler ve veri baronluğu, fidye yazılım saldırıları, gerçeklik algısında bozukluğu yol açma riski, deepfake videoları, yüksek sosyal mühendislik potansiyeli, çevrimiçi birlikte yaşama dair etik sorunları bunlardan şimdilik gündeme gelenler (6).  Veri güvenliği sorunu, onlarca yıldır zaten interneti rahatsız etmekteydi. İnsanlar internete balıklama dalmadan önce kişisel verilerinin güvende olduğundan emin olmak istiyorlar.

Güvenlik endişelerine eşlik eden başka küresel sorunlar da var: Metaverse, vadettiği Meta-evreni var edebilmek için kamusal ve kullanıcı odaklı farkındalık eksikliği gibi, yerel hükümetlerin zorlaştırıcı kural ve tutumları gibi eşitli zorlukları alt etmek zorunda. Aslında her gün yeni vagonların eklendiği Metaverse tireni şu an bile tam rayında değil. Metaverse hizmetlerinin halk için hala sınırlı olması, vaatlerin gerçekliğine dair kuşkuları hareket geçiriyor. Örneğin Decentraland ve Sandbox’ı günlük 8 bin kullanıcı sayısı her geçen gün azaldı, binin altına düştü. Statista’nın 2022 yılında yaptığı bir ankete bakılırsa ABD’li yetişkinlerin yüzde 31’i Metaverse’ü hiç duymadı bile (4).

Metaverse’ün insanlar tarafından benimsemesi 2022’de yavaşladı ancak yatırımcıların coşkusu devam ediyor. Benimsenme hızının yavaşlamasında Metaverse karşıtlığın etkisini hesaba katmak gerek. Bununla birlikte üstesinden gelinmesi gereken yasal sorunlar ve veri gizliliği sorunlarına ilaveten, şu anda meta veri deposunun tam potansiyeline ulaşmasını engelleyen başka bir handikap daha var: birlikte çalışabilirlik” (4). Sanal emlak, e-ticaret, sanal eğlence platformları arasında henüz hatta hala bağlantı yok. Tüm bunları birbirine bağlamak için blok zincir teknolojileri kullanılabilir. Sarsıntısı sallantıya dönüşen kripto para ve blok zincir sektörü ise bozulma sürecinden henüz çıkamadı, çıkıp çıkamayacağı ise belirsizliğini korumaya devam ediyor.

Merkezsizleşme çağrısının yarattığı gerilim

Sanal gerçeklik platformları kendi içlerinde yeni bir meta veri merkezi yaratıyor olsalar da Metaverse en nihayetinde politik açıdan merkeziyetsizliğe felsefi bir çağrı. Merkezsizleşme çağrısı, Metaverse şirketlerinin adında açıkça duyuruluyor: Decentraland örneğin. Buna karşın geleneksel, yerleşik ve kurumsal teknolojiler, mevcut toplumsal süreçlerin devamından yana. Metaverse ise yeni bir sosyal evren yaratma vaadinde. Buna rağmen adem-i merkeziyetten hoşlanmayan JP Morgan gibi kurumların tavrında gözle görülür bir yumuşama var. JP Morgan, Decentraland Platformu’nda sanal bir salon açarak Metaverse’e giren ilk büyük banka oldu bile. HSBC bankası da The Sandbox ile müşterilerinin Metaverse’te eğlence, oyun ve bağımsız içeriklere bağlanabilecekleri bir ortam yaratmak için yeni bir ortaklık kurdu. Finansal bankacılık yapan Standard Chartered, müşterilerine yaratıcı ve yenilikçi deneyimler sunmak için The Sandbox ile güçlerini birleştirdi. İnovasyon ve tasarım şirketi Journey, yeni bir Metaverse stüdyosu açmak için Nasdaq ile iş birliği yaptı. Bunlar açıkçası, sürmekte olan Metaverse karşıtlığını azaltan gelişmeler.

Kripto para akışı ve blok zincir güvenliği, merkezi hükümetler ile Metaverse şirketleri arasında iktidar savaşını kızdıracak kadar ciddi. Yerel hükümetler, halkının neler yaptığından haberdar olmak için dijital gözetime başvuruyorlar ancak blok zincir teknolojisi bunun için bir engel olabilir. Şimdilik az sayıda platform var ve sayıca az kullanıcılar da daha az vakit geçiyorlar. Yatırımların yakın gelecekte etkisi bariz biçimde görünecek ve Metaverse evreninde daha fazla kullanıcı daha fazla iş yapacak fakat hükümetler bundan haberdar olamayacak. Hükümet-şirket gerilimi, Metaverse ilgi kaybının bir kısmını açıklar.

Merkeziyet tartışmaları arasında: İki farklı Metaverse kültürüne doğru

Gerçek dünyayı simüle eden sınırsız sayıda kullanıcı arasında zengin kullanıcı etkileşimi için ortamlar yaratmak üzere Metaverse’te merkeziyetçi veya merkeziyetsiz şekilde birlikte kullanılıyor. Meta ve Microsoft, tescilli dijital evrenler yaratma amacını sürdürürken The Sandbox ve Decentraland Inc., merkeziyetsiz blok zincir tabanlı pazarlarının hakimiyetini elinde tutmaya devam ediyor. Öte yandan birbirinden bağımsız çok sayıda Metaverse platformu var. Newzoo’ya göre 500’den fazla şirket, kendi Metaverse’ünü inşa etmeye hazırlanıyor. Bu da merkeziyetçi ve adem-i merkeziyetçi Metaverse platformları arasındaki uçurumun artması demek. Metaverse evreninin entegrasyonundan önce çözülmesi gereken politik sorunlar olduğu aşikâr.

Bebek Metaverse’ten Olgun Metaverse’e doğru

Henüz her türlü hayal gücüyle dolu olan Metaverse’ün ilk aşamasındayız. Başlangıç aşamasında merkezi-olmayan, çok merkezli ve küçük ekosistemler oluşması bekleniyor. İkinci aşamada bu parçalı ekosistemler, kademeli olarak verileri paylaşacak ve ortak standartlar oluşturacaktır. Üçüncü aşamada ortak alt yapı ve işleyişte protokollerine kavuşmuş olan parçalı meta evrenler birbiriyle entegre olacak ve bugün pazarlanan şekliyle bütüncül Metaverse Evreni inşa edilebilecektir. Henüz bebeklik çağındaki Metaverse’ün olgunluk aşamasında nasıl görüneceğini şimdiden tahmin etmek güç (3). Ancak Meta, NVIDIA, Roblox Corporation gibi şirketler halihazırda Metaverse’teki en büyük aktörler olarak kalacakları neredeyse kesin.

Doç. Dr. Şevki IŞIKLI

Kaynaklar

  1. https://cointelegraph.com/news/an-overview-of-the-metaverse-in-2022
  2. https://www.fortunebusinessinsights.com/metaverse-market-106574
  3. Metaverse report—Future is here by Global XR industry insight. https://www2.deloitte.com/cn/en/pages/technology-media-and-telecommunications/articles/metaverse-whitepaper.html
  4. The State of The Metaverse in 2022, https://mazerspace.com/the-state-of-the-metaverse-in-2022/
  5. Paige O’Neill, New study reveals the Metaverse appeals to consumers and marketers alike
  6. 10 Metaverse Risks To Watch Out For , https://www.theirmindia.org/blog/10-metaverse-risks-to-watch-out-for/

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir