Sosyal Medyada Metalaşan Bedenler

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm ama bir türlü yazamadığım bir konu vardı: Sosyal medya ve estetik uygulamalar. Sosyal medya ile tanınmış kullanıcıların büyük çoğunluğu, ideal kusursuz bedene ulaşma arzusu yüzünden birden fazla estetik operasyona ve büyük miktarlarda para harcamaya adeta sürükleniyorlar.

Sosyal medyayı sık kullanan biri olarak Instagram hikayelerinde filtreli güzellikler epeyce dikkatimi çekiyordu. Bunlara şimdi de yüzleri birbirine benzeyen, üzüntüsü, kızgınlığı belli olmayan, mimiklerini kaybetmiş, net ve duygusuz yüzler eklendi. Estetik uygulamaların son yıllarda büyük bir ilerleme kaydettiği ve estetik yaptıran insanların sayısının rekor düzeye yükseldiği ise bir gerçek. Estetik cerrah sayısı arttı ve rekonstrüktif teknolojilerdeki gelişmeler, estetik operasyonların maliyetlerini epey düşürdü.  Bu ise artık herkesin estetik uygulamalar yaptırabildiği anlamına geliyor.

Kusursuz Beden Arayışı

Öte yandan estetik operasyonların kişinin psikolojisinde olumlu etkileri olsa da yan etkileri de var: Kişi sürekli kendisinde kusur aramaya başlayabiliyor. Bedeni kusursuzlaştırma arayışı, çoğu zaman patalojik bir bağımlılık halini alabiliyor. Sosyal medya ve tüketim kültüründen beslenen bu kusursuz beden arayışı, estetik operasyonları neredeyse popüler bir ihtiyaç haline getiriyor. Sosyal medya; kusursuz olmak, daha çekici veya güzel olmak, öz güven kazanmak, kendini daha iyi hissetmek, hayata daha aktif katılmak gibi duygu ve tutumları tetikliyor.

Yakın geçmişte estetik ameliyat denilince akla film yıldızları, şarkıcılar gelirdi; günümüzde ise neredeyse herkes plastik cerrahlardan randevu alabiliyor. Özellikle sosyal medya kullanıcıları, takipçi sayısı oranında kendilerini bir ünlü gibi hissettiklerinden olsa gerek, paylaşımlarında adeta sahneye, ekrana çıkıyormuş gibi görüntülerine önem veriyorlar. Bu da onları estetik cerrahlarla daha hızlı tanışmaya itiyor.

Tüketim Nesnesine Dönüşen Bedenler

İnsanların toplumda yer edinme ve edindiği yeri güçlendirme arzusu çok eskilere dayanır. Gençlik ve güzellik arayışı bu arzunun bir dışavurumudur. Swami ve arkadaşları (2009) yaptıkları çalışmalarda, kişinin kendi bedeninden duyduğu hoşnutsuzluğun olumlu benlik saygısını etkilediğini buldular. Başka bir ifade ile olumsuz beden algısı,  benlik saygısında azalmaya neden olabilmektedir. Fiziksel çekiciliğin insanlar üzerindeki etkisini düşündüğümüzde, insanların cazip görünme uğraşlarını anlamlı bulabiliriz. Fakat bu durumun endişe verici yanı şudur:

Estetik operasyonlarla aynılaşan insanların kendilerine has öznelliklerini yitirerek birer metaya dönüşmeleri.

Başkalarından onay, beğeni, takdir görmek için kendine özel bedenini herkesin ortak beğenisine hitap edecek bir ideal çerçeveye oturtmak, böylece bedeni kusursuzlaştırma yoluna gitmek sakıncalı olabilir.

Herkesi Birbirine Benzeten Estetik Operasyonlar

Tüketim kültürü beden odaklıdır ve bedenleri hem bir sermayeye hem de bir tüketim nesnesine dönüştürmüş durumdadır.  Bu kültürde beden ne kadar kusursuzsa o kadar beğenilir, takdir edilir, imrenilir.  Ne var ki bu durum,  farklılaşarak özel ve kusursuz olmak için estetik operasyon yaptıran kişilerin, herkesin aynı tarzda bir beden istemesi yüzünden giderek birbirine benzemelerine yol açar. Mevcut durum Işık’ın dediği gibi sanki:

“Tüm dünyada bir hayalet dolaşmaktadır: İdeal beden hayaleti”.

Hem cinsleri tarafından hayranlıkla karşılanan ve yoğun derecede arzulanan bir nesneye dönüşmeyi amaçlayan kişiler, beğenilen ve koklanan bir çiçek olmak adına müthiş bir terör yaratıyorlar. Sonunda ulaştıkları şey ise sadece şu oluyor:

“Kendinden kaçış, kendinden utanma, kült bedenlerle umutsuz bir yarış, aşırı stres, güzellik malzemelerinin yan etkileri, silikonlar, botokslar, yağ aldırmalar, eklemeler vd. Yani saçtan tırnağa estetik operasyonlar yüzünden yapboz tahtasına dönüşen nesne-bedenler”.

Öz Çekimden Estetik Operasyonlarına

Instagram ve öz çekim ile yaygınlaşan estetik görünme arzusu, Baudrillard’ın “anlamı yitirme pahasına kendi görüntüsüne kapılmanın kışkırtıcılığı” ifadesinde tam tasvir edilir.  Sosyal medyada yoğun vakit geçiren kullanıcıların görünümlerine daha çok önem verme ve estetik işlem yaptırma eğilimleri artmaya başlıyor. Bu tam da Lacan’ın kültürel bakış altında kendimizi değerlendirme dediği şeydir:

“Her birimiz için belirleyici olan, kendimizi nasıl gördüğümüz veya görmek istediğimiz değil, kültürel bakış tarafından nasıl algılandığımızdır.”

Sosyal Medyada Güzel Görünme Arzusu

Sosyal medya ile tanınmış kullanıcıların büyük çoğunluğu, ideal kusursuz bedene ulaşma arzusu yüzünden birden fazla estetik operaasyon yaptırmaya ve büyük miktarlarda harcama yapmaya adeta sürükleniyorlar. Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Oygar Aytekin’in de dediği gibi, sosyal medyada güzel görünme arzusu, kullanıcıları estetik yaptırmaya sevk ediyor.

2017 yılında Aytekin tarafından yapılan bir araştırma, estetik müdahale isteyen kişilerin yarısının “selfiede daha iyi görünmek amacı ile” estetik cerrahiye başvurduklarını ortaya çıkarmıştı. Estetik operasyon talebiyle doktora gelen hastalarının büyük çoğunluğu, yanlarında rötuşlanmış selfie fotoğraflarını getirmişlerdi.

Sonuç: Yapboz Tahtasına Dönen Bedenler

Görselliğin önem kazandığı dijital çağda, sosyal medya ile şöhret kültürü arttı ve buna paralel olarak estetik olgusu yaygınlaştı. Var olmayan bir mükemmelliği arama, kusursuz görünme isteğiyle birlikte ortaya çıktı. Görsel görünümün ön plana çıktığı sosyal medya çağında kullanıcılar, imajlarıyla var olduklarından artık sadece kadınlar değil, erkekler de estetik uygulamalar yaptırıyorlar.

Sosyal medyanın cazibesine ve beğenilerle kazandığı ününe kapılan bireyler görsel görünümlerini eğitim, zekâ, dünya görüşü gibi ideal kavramlardan daha fazla önemsiyorlar; görünümlerine ve imajlarına yatırım yapmayı daha değerli görüyorlar. Bu durum ise Köse’nin tabiri ile sosyal beden denilen kusursuz beden algısının bireyin özü ile bağının kopmasına yol açmaktadır.  Bu kişiler, yaşadıkları ruhsal boşluğu, bedenlerini kusursuzlaştırarak doldurma yolunu tercih ediyor olabilirler.

Ulkar Gulmammadzada

Kaynaklar

  • Baudrillard. J. (2001). Baştan Çıkarma Üzerine. (Ayşegül Sönmezay çev). İstanbul: Ayrıntı Yayınları
  • Işık. S. (2008). Estetik Beden Terörü. 11.5.2021 tarihinde http://www.derindusunce.org adresinden edinilmiştir.
  • Köse, H. (2011). Tüketim Toplumunda Bir “Sosyal Beden” Kurgusu Olarak Kadın. Selçuk İletişim Dergisi, 6, 4, 77-86.
  • Silverman. K. (2006). Görünür Dünyanın Eşiği. (Aylin Onacak çev). İstanbul: Ayrıntı Yayınları.
  • Swami, V, Chamorro-Premuzic, T, Bridges, S, Furnham, A. (2009). Acceptance of cosmetic.
  • surgery: Personality and individual difference predictors. Body Image, 6, 7.
  • Türk, G.D,  Bayrakcı,  S. (2019). Sosyal Medya ve Toplumda Değişen Estetik İşlem Yaptırma Algısı. AJIT-e: Bilişim Teknolojileri Online Dergisi, 39, 119-122.

Hakkında Ulkar Gulmammadzada

“Sosyal Medya ile Değişen Hayatlar” kitabının yazarı. Marmara Üniversitesi, Bilişim yüksek lisans mezunu, sunucu/muhabir, keşfetmeyi ve gezmeyi seven sıradan biri. Çalışma alanları; Bilişim ve İletişim Teknolojileri, Sosyal Medya ve Benlik Sunumu.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Sosyal Medyanın Geleceği

Sosyal medyanın geleceği, gereksiz bilgileri sıkça paylaşmakta değil daha az fakat faydalı bilgileri paylaşmaktır. Sosyal …

Trump ve Sosyal Medya Savaşları

Gerçekler ortaya çıkmaya başladı: Donald Trump yanlısı fanatik grup ve çetelerin ABD Kongre Binası’na saldırmasından …

2 Yorumlar

  1. Gecekten tam isabet on numara bir yazı olmus . trbrik edetim Ülker Hn

  2. Çok değerli tespitler. Günümüz dünyasında en önemli problemlerden birini teşhis etmişsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir