Yaşanmış travmayı unutmak ya da yok saymak bazen psikolojik ilk yardım desteğinden daha iyi gelir.
Kazalar, ağır suçlar, doğal afetler: Mağdurların ruhsal yaralarının kalıcı olmaması için yaşadıklarını bir an önce bir psikologla konuşmaları gerekir mi? İngiliz psikiyatristler, psikolojik ilk yardım önlemlerinin yararından şüphe duyuyorlar.
Felaketler ve ağır kazaların sonrasında bazı insanlar, yaşanmış talihsizliğin tekrar tekrar gözlerinin önüne gelen görüntüleri yüzünden (flash backs) acı çekerler. Kolayca irkilirler ve kabuslar ya da panik ataklarla boğuşurlar. Psikolojik destek, yani “debriefing” adı verilen bir süreç, bu travma sonrası stres bozukluğunu (PTSD) önlemeye yöneliktir. Bu nedenle, tüm felaket mağdurları potansiyel olarak bu tür kısa süreli bir destek programına dahil edilebilir.
Peki, travmatik olayın ardından tek seferlik kısa süreli bir destek ne kadar etkilidir?
Berkshire Travmatik Stres Servisi’nden Suzanne Rose ve meslektaşları, bu konuyla ilgili 11 çalışmayı inceledi. İncelemeye dahil edilen mağdurlar, trafik kazaları, fiziksel şiddet veya köpek saldırıları yaşamış, ağır yanıklar geçirmiş ya da düşük yapmış kişilerdi.
İngiliz araştırmacılar tarafından incelenen bilimsel çalışmaların hiçbirinde, debriefing’in olumlu bir etkisi kanıtlanamadı: Altı çalışmada psikolojik müdahale belirgin bir değişiklik yaratmadı. Üç çalışmada, psikolojik destek alan mağdurların durumu, yalnızca özel olarak teselli edilenlere göre daha iyiydi. Ve iki çalışma – tam da insanların en uzun süre, yani bir ila üç yıl boyunca gözlemlendiği çalışmalar – profesyonel destek almayan mağdurlara kıyasla durumlarında nispi bir kötüleşme olduğunu ortaya koydu (Psychotherapy and Psychosomatics, Cilt 72).
Suzanne Rose ve meslektaşları, kısa süreli psikolojik desteğin yararsız, hatta zararlı olabilmesinin temel nedenini, debriefing kavramının kendisinde görüyorlar. “Temelde tedavi, travma hakkında konuşmanın yararlı olduğu, onu bastırmaya çalışmanın ise yararlı olmadığı fikrine dayanıyor. Bu, psikolojik düşünce saygın geleneğe dayanıyor. Ancak bunun her durumda doğru olduğu söylenemez,” diye belirtiyor bilim insanları.
Bazen, tahminlerine göre, bir debriefing travmayı önlemek yerine tam tersine tetikleyebilir. Zira katılımcılardan travmatik olayı ayrıntılı bir şekilde anlatmaları ve o sırada ne düşündüklerini ve ne hissettiklerini tarif etmeleri istenir. Bu yoğun hatırlama süreci, bazı durumlarda o kadar fazla ek psikolojik stres yaratabilir ki, tek bir görüşmeyle bu stresin giderilmesi mümkün olmayabilir. Ayrıca, bazı insanlar için travmatik olayı bastırmak veya yok saymak doğru strateji olabilir. Her halükarda, psikolojik debriefing bu stresle başa çıkma olasılığını engeller.
Zaten mağdurların sadece az bir kısmı psikolojik sorunlar yaşıyor. Ve muhtemelen bu görüşmeler, normalde sorun yaşamayacak olan bazı kişilerde, yakında travma sonrası stres bozukluğu yaşayabilecekleri beklentisini uyandırıyor. Bu nedenle İngiliz araştırmacılar, psikolojik debriefingin rutin bir önlem olarak uygulanmaması gerektiği sonucuna varmışlardır. Bunun yerine, travmatik olaydan yaklaşık bir ay sonra hangi mağdurların travma sonrası stres bozukluğu riski altında olduğunu belirlemeyi önermektedirler. Sadece bu mağdurlar tedavi edilmeli ve bu tedavi tek seferlik bir seansla değil, kısa ama yoğun bir programla gerçekleştirilmelidir.

